Ben Hasan Atmaca, 1989 yılında İstanbul Beykoz’da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Beykoz’da tamamladım. 2012 yılında Beykoz Şahinkaya Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümü’nden mezun oldum. Ardından Trakya Üniversitesi Elektrik Bölümü’ne geçiş yaptım ancak özel sebepler nedeniyle eğitimimi sonlandırmak durumunda kaldım.
İş hayatına henüz 9 yaşında adım attım. 15 yaşımda bir elektrikçi dükkanında çırak olarak başladığım bu yolda kısa sürede kalfa, ardından da 19 yaşında usta oldum. Bu süreçte, Beykoz Konakları ve Acarkent gibi birçok prestijli projede görev aldım ve sayısız villa elektrik tesisatı gerçekleştirdim.
Askerlik görevimi İzmir Gaziemir Ulaştırma’ da, usta birliğimi ise Diyarbakır Ergani üs bölgesinde tamamladım. Askerlik dönüşü, Beykoz Çubuklu’ da bir elektrik firmasında usta olarak çalışmaya başladım. Birkaç yıl sonra, şu anda şirket sahibim ve dostum olan Hakan abi ile tanıştım.
O dönem firmamızın adı Securytech idi. Kamera, alarm, interkom ve yangın sistemleri gibi zayıf akım çözümleri üretiyorduk. Ancak bir gün bir nalburun camında “Kamera Alarm Sistemi Yapılır” yazısını gördüğümüzde, bu işin artık herkes tarafından yapılabilir hale geldiğini fark ettik. Bizi diğerlerinden ayıracak, üretim odaklı bir alana yönelme kararı aldık.
Bu kararla birlikte biletli otopark sistemleri üretmeye başladık. Başlangıçta yalnızca teorik bilgiye sahip olsak da, araştırarak ve deneme-yanılma yöntemiyle ilerledik. Bir süre sonra kendi deneyimlerimizle Türkiye’nin en hızlı, 0.8 saniyede açılan yaysız bariyerini üretmeyi başardık. Üretimden montaja kadar her aşamayı kendimiz üstlenmek, bizi bu alanda daha da geliştirdi.
Yazılımla Tanışmam nasıl oldu?
Yazılım dünyasına girişim tamamen meraktan doğdu. Hakan abiyle birlikte çalıştığımız dönemde bir Kartlı Geçiş Sistemi projesi almıştık. Bu benim için yeni bir alandı ve o zaman ilk kez “RS485” kavramını duydum. Müşterinin özel isteklerini mevcut sistem karşılamayınca, özel bir yazılım geliştirmemiz gerekti. Sahada birlikte çalıştığımız yazılımcının Visual Basic 6.0 ile kod yazdığını gördüğümde çok etkilendim. Eve döner dönmez aynı yazılımı indirip kurdum.
İlk projemde “Run” tuşuna bastığımda karşıma çıkan boş pencere, aslında bambaşka bir dünyanın kapısını aralamıştı. Ertesi gün yazılımcıya gidip “Abi ben de yazılımcı olacağım.” dediğimde gülmüştü. Haklıydı… ama yıllar sonra ona kendi yazılımımı satacağımı o da ben de bilemezdik.
Kısa süre içinde ilk basit uygulamalarımı, bir hesap makinesi ve web tarayıcı olarak geliştirdim. O günden itibaren yazılım, hayatımın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Donanım üretimiyle birleşen yazılım tutkusu, bugün geliştirdiğim sistemlerin temelini oluşturuyor.
Bugün geldiğim noktada, hem donanım hem yazılım geliştiren bir üretici olarak kendi yolumu çizmeye devam ediyorum.
Ne yaptığımı ve neler yapabileceğimi merak ediyorsanız, projelerimi incelemeniz yeterli olacaktır.